Ana Sayfa Tiyav Geleneksel Yayla Şenlikleri Tarihçemiz Neşet Ertaş Kimdir? Resimler Dağarcık İlimiz Mezarlığımız Etkinlikler Duyurular Ziyaretçi Defteri Forum İletişim


TARİHÇEMİZ
Köyümüzün Kuruluşu
Köyümüzün kuruluşu 1938’den sonrasına dayanır. Daha önce köyümüz şu anda Tatar İlyas Kışla köyünün olduğu yerde idi. Köyümüzün şu anki mevkii yazları yayla olarak kullanılıyordu. Köyümüzün tarihi ise 18. yüzyıla kadar dayanmaktadır. Bu bilgiyi ise köy mezarlıklarımızdaki mezar taşlarının üstünde yazan tarihlerden ve büyüklerimizin anlattıklarından çıkarabiliyoruz.

Soyumuzun temeli Oğuz Türkleri’ne dayanmaktadır. İlk başlarda Horasan’da yaşarken önce Maraş, oradan da Sivas’ın Karamurtan köyüne göç etmişler; daha sonra ise şu anda Tatarilyas Kışla köyünün olduğu yere yerleşmişlerdi. 1938 yılındaki depreme kadar kışın Kışla köyünde yazın ise Yayla olarak şu anda köyümüzün bulunduğu yerde yarı göçebe yaşamlarını devam ettirmişlerdi. 1938 yılındaki büyük depremden sonra valiliğin emri ile Kışla köyünün tamamı şu anki köyümüzün yerine nakledilmiş; ancak sonradan köylülerin bir kısmı tekrar Kışla bölgesine dönerek orada oturma konusunda ısrar etmiş ve böylece köy Tatarilyas Yayla ve Tatarilyas Kışla şeklinde ikiye ayrılmıştır. Köyün ilk muhtarlık görevi valilik tarafından Mustafa Buzluk (Kamalı)’a verilmiştir. Sonra ise sırayla Durmuş Aktürk, Mustafa Çetin, Ali Aktürk, Ömer Torunoğlu, Mehmet Çetin, Abdullah Çetin, Durmuş Buzluk, Mehmet Aydın muhtar olmuşlardır.

Köyümüz önceleri Kaman ilçesine bağlı iken 1952 yılından sonra Kırşehir-Merkez’e bağlanmıştır. Köyümüz 1960 yılına kadar 100 haneye kadar çıkmış iken, o tarihlerde şehire göç başlamış, şu anda ise hane sayısı 15’dir. Şehre göç edenlerin eski evlerini restore ederek veya kendilerine yeni evler yaparak yaz aylarında tatil amaçlı köye gelmeleriyle köyün hane sayısı
50’nin üzerine çıkabilmektedir. Köy dışında ise 500’e yakın hane bulunmaktadır


Köyümüzün Adı Nereden Geliyor?

Köyümüzün Türkmen köyü olmasına rağmen adında Tatar geçmesinin nedeni şöyledir: dedelerimizin köye isim aradığı sıralarda köyün postacısı köye gelir. Köylüler onun da bir isim önermesini isterler. O da kendi ismi olan “İlyas” ile o zaman postacı anlamına gelen “Tatar” ı birleştirerek köyün isminin “Tatarilyas” olmasını önerir. Dedelerimiz de bu öneriyi kabul ederler ve köyümüzün adı “Tatarilyas” olarak kalır.
1938 yılında Yayla’ya yerleşildikten sonra ise “Tatarilyas Yayla” olarak kayıtlara geçer.


Köyümüzün Coğrafi Durumu
Köyümüz, adından da anlaşılabileceği gibi, yaylada (platoda) konumlanmıştır. Köyümüzün en yüksek noktası olan Buzluk dağının tepesinin (Surum Başı) rakımı 1706 metredir (Kırşehir ilinin de en yüksek noktasıdır.).
Köyün güneyinde Buzluk Dağı, kuzeyinde Yukarı Homurlu ve Tatarilyas Kışla köyleri, doğusunda Beşler köyü, batısında Alişar köyü bulunmaktadır.
Köyümüz Akpınar’a 17 km., Kırşehir’e 37 km., Ankara’ya 160 km., Kayseri’ye ise 180 km. dir. Engebeli tarım arazisi köyün çevresinde ağırlıktadır. Göl ve akarsu bulunmamaktadır. Buzluk Dağı’nın güney cephesinde meşe ormanı vardır. Meralar da geniş yer kaplar.
Yazları kurak ve sıcak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçmektedir; tipik bir yayla iklimine sahiptir. Tarım alanlarına ağırlıklı olarak buğday ve arpa ekimi yapılmaktadır. Sebze ve meyve yetiştirilmesi hanelerin kendi ihtiyaçları ile sınırlıdır. Hayvancılık ise yok olmak üzeredir.
Buzluk Dağı’nın ardında ise çok güzel Kınalı Keklikler bulunmakta olup ayrıca Balkaya’sı mevkiinde arıların insan eli değmeden kendiliğinden gelip natürel eşsiz lezzette bal yapmakta oldukları bilinmektedir. Köyümüzün alt yapı konusunda herhangi bir sıkıntısı yoktur. İlk okul binası mevcuttur; ancak yerleşik yaşayan çocuk sayısı az olduğu için taşımalı eğitim yapılmaktadır.
Buzluk Dağı’nın zirvesi olan Sur’un Tepesi’nde gözetleme ve haberleşme amaçlı olarak kullanıldığı düşünülen ve dedelerimizin yaylaya gelmelerinden çok daha önce yapılmış olduğu tahmin edilen bir sur bulunmaktadır. Yine Buzluk Dağı’nın muhtelif yerlerinde ören yerleri çoktur. Dağın kuzey yamacında bulunan bir taş oyuğunun ise rivayete göre Hz. Ali’nin yatağı olduğu ileri sürülmektedir. Eski zamanlarda Hıdırellez şenliklerinin yapıldığı Buzluk Dağı’nda zirveye yakın Hacet Pınarı bulunmaktadır.


Köyümüzün Eğitim Durumu
Köyümüz 1940 yıllarında eğitmen öğretici ile eğitime başlamıştır. 1947 yılından itibaren ise ilkokul düzeyinde eğitime geçilmiştir. Köyümüzün yetersiz arazi durumu ve köy nüfusunun artışı köy halkını şehre göçe zorlamıştır. Dedelerimiz inşaat demirciliğini (soğuk demircilik) meslek edinerek, özellikle, İstanbul ve Ankara’da çalışmaya başlamışlardır. Yurt dışına da çalışma amaçlı giden çok olmuştur. Geçim sıkıntısı ve o günün şartları nedeniyle eğitim ve öğretimlerini ancak 5. sınıfa kadar tamamlayabilmişlerdir. Bu durum 1970 yıllarına kadar böyle devam etmiştir. Bu yıllardan sonra ise şehirde yetişen gençlerimiz okumaya yönlendirilmiş ve eğitim seviyesi yükselmiştir. Doktor, mühendis, ekonomist, subay, pilot, emniyet mensubu, öğretim görevlisi, öğretmen, sağlık personeli, bankacı, memur, müteahhit, vb. meslekler seçilmiştir.


[ Yukarı | Ana Sayfa ]

En iyi görüntüyü 1024x768 pixel çözünürlük ve İE5+ ile elde edebilirsiniz...